EGE SAATİ/TURGAY KILIÇ-İzmir'in birçok cadde ve sokağında engellerin sarı bantları kullanılmaz halde. Kaldırımlar kırık ve her engelli için risk barındırıyor. Bunun yanı sıra birçok engelli bireyi, evden dışarı çıkıp kaldırıma bindikleri anda 'kaldırımdan çıkabildim, inebilecek miyim' kaygısını yaşıyor. Bir engelli, tüm gününü dışarıda geçirmek istediğinde ise herhangi bir engelle karşılaşıp karşılaşmadığını bilemiyor. Menemen Belediyesi Engelli Hizmetleri Birim Sorumlusu Ahmet Uğur Baran ise engelli bireylerin yaşadığı tüm süreci Ege Saati'ne anlattı. Baran, engellilerin yaşadıklarına bir pencere açarak, yerel yönetimlerin kentte küçük ve önemli dokunuşlarla büyük birkaç sorunun ortadan kaldırabileceklerinin altını çiziyor. Ayrıca İzmir Büyükşehir Belediyesi AKP Meclis üyeliğinde siyaset yaptığı dönemlerde 'engelliler için birçok adım atarak, bugün geldiğimiz noktada eleştirilerimizin olduğu gibi iyi gördüğümüz şeyler de var' diyerek eksiklerin yanı sıra günümüz şartlarıyla kıyaslanan engelli durumlarına bakıldığında biraz da iyileştirildiğine dikkati çekti.
Engelli için ufak dokunuşlar
Ahmet Uğur Baran, 'Şehrin engelsiz bir hale gelmesini sağlayacak olan yerel yönetimlerdir. İzmir'e baktığımızda, bu kent engelliler için çok güzel yaşanabilir bir şehir' diyerek kentin engelli ve engelsiz bireyler için de yaşanabilir bir kent olduğuna işaret ediyor. Baran, 'İzmir, coğrafi yapısıyla ulaşılabilir ve erişilebilir bir şehir. Ancak yerel yönetimlerin küçük dokunuşlarıyla daha da mümkün olabilir. Ben Mavişehir'den çıkıp da Konak'a gidene kadar büyükşehir belediyesinin dört müdürlüğüyle ilgili hizmet kullanıyorum. Buradan çıkıp ESHOT'a bineceksem, kaldırımları kullanıyorum. Burası ise Fen İşleri Daire Başkanlığı sorumluluğunda. Şayet ben kaldırımda rahat ve güvende ilerleyemiyorsam; ESHOT'a binmemin benim için hiçbir anlamı kalmıyor. Otobüs durağına sorunsuz gelebilsem dahi durakta da güvenle barınabilmem lazım. Durakta barınamıyorsam; Fen İşleri Daire Başkanlığı'nın yaptığı kesintisiz kaldırım da benim için bir anlam ifade etmiyor. Bunlar bir zincirin halkası gibi' diyerek bir engellinin tam gününü dışarıda harcadığı zamanı ve yerel yönetimlerin engelli ile arasındaki o köprüyü anlattı.
'Tüm gün kaygıyla geçiyor'
Ahmet Baran Uğur, bir engellinin dışarı çıktığı ân kaygılarının da kendisiyle geldiğini belirtiyor. Kaldırıma çıktığında, ulaşımı kullandığında veya başka bir dört duvarda kaygıyla yaşadığına değiniyor. Baran, 'İzmir'de bir kaldırıma çıktığımda, baktım ki engelli için uygunsa; bir engelli vatandaş olarak düşünmemem gereken şey, varacağım yerde acaba engelli inişi var mı? Ailemle güzel vakit geçirmek istediğimde, dışarıda hep bir kaygı içindeyiz. Çıktığımız kaldırımda, ilerlediğimiz yolda, bindiğimiz araçta ve her yerde. Acaba geri dönmek zorunda kalır mıyım diye düşünüyorum sürekli. Yıllardır yerel yönetimlerde yaşadığımız sıkıntılar işte bu küçük dokunuşlar. İzmir'i çok basit şekilde ve çok düşük maliyetli, küçük dokunuşlarla her engelli bireyi için yaşanabilir bir hale getirebilirler. Ancak bunların olabilmesi için de dertlenmek, engellinin derdini anlayabilmek, görebilmek lazım' dedi
'İzmir bir vitrin şehri'
'Bir diğer sorun da İzmir, bir vitrin şehridir' diyen Baran, 'Herhangi bir özel ve büyük bir alışveriş merkezinde dışarı çıkıp birkaç kilometre yürüdüğümüzde engelliye uygun bir alanın olmadığını görebilirsiniz. Ancak bakınız alışveriş merkezinde engelli için her şey düşünülmüş. İşte bu bir vitrin şehirciliktir. Bu önceki belediye başkanları döneminde de böyleydi, bugün de böyle. Izmir'i 30 yıldır CHP yönetiyor. 30 yıldır yönetilen bir şehirde ben, bir engelli olarak bunları konuşmamam gerekirdi. Tam aksini konuşmak isterdim' ifadelerini ekledi.
Kendi koydurttuğu şarj istasyonu kullanılamaz halde
Ahmet Uğur Baran, geçen günlerde Konak'tan Mavişehir'e gitmek isterken kullandığı şarjlı aracının pilinin bitmesi üzerine iskeleye giderek kullandığı şarjlı engelli aracını şarj etmek istedi. Ancak meclis üyeliği döneminde elektrikli sandalyelerinin şarj edilmesi için iskeleye koydurttuğu şarj istasyonuna yanaşmak isteyen Baran, istasyonların kablolarının tamamının koptuğunu ve kullanılamaz hale geldiğine görünce üzüldü. Mecliste verdiği mücadeleyle yaptırılan 'engelli araçları şarj istasyonu' artık kullanılmıyor. Engelli Hizmetler Sorumlusu Baran, 'Düşmanlık ediyorsunuz bana. Bir belediye olarak engelli ile kavga edemezsiniz. Birçok engelli onu kullanacaktı. Ben neden o gün yolda kaldım? Belediyeye güvenerek sabah evden çıktım; ancak yolda kaldım. Düşmanlık etmeyin; aksine vatandaşla ahbaplık edilmeli' diyerek dert yandı.
Türkiye'nin en büyük 'Engelsiz köy' projesi
Menemen Belediyesinde Engelli Hizmetleri Birim Sorumlusu olarak görev Ahmet Uğur Baran, ayrıca belediye aracılığıyla Menemen'deki engelli bireylere fizyoterapi, tekerlekli sandalye, down sendromlu çocuklara ve diğer tüm ihtiyaç sahiplerine ise destek olduklarını söyledi. Ayrıca hipoterapi projesiyle de zihinsel engelli çocuklara at biniciliği eşliğinde terapi yapılacak. Öte yandan Ahmet Uğur Baran, Menemen Belediyesi ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının da desteğiyle Menemen'e Türkiye'nin en büyük 'Engelsiz Köyü Projesi'ni kazandıracaklarını belirtti.




