Ege Saati/Turgay Kılıç- Yüzlerce İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri üyesi göstericiler, İzmir Konak'taki Kıbrıs Şehitleri Caddesinde bulunan Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde ellerinde pankart ve dövizlerle 'barış' mesajları verdi. 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında buluşan göstericiler adına basın açıklamasını okuyan İzmir Barosu Saymanı Av. Gamze Şimşek, 'Bugün Türkiye'de de ekonomik kriz derinleşirken milyonlarca insan yoksulluk sınırının altında yaşamaya, gençler geleceksizlikle, emekçiler güvencesizlikle karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Bir yandan toplumun geniş kesimleri geçim sıkıntısı altında ezilirken diğer yandan demokratik hak ve özgürlükler üzerindeki baskılar ağırlaşıyor. Savaş politikaları ile yoksulluk arasında doğrudan bir bağ vardır. Savaşın ve güvenlik politikalarının faturasını emekçiler öder; demokratik hakların daraltılmasının bedelini toplum öder; silahlanmaya ve militarizme ayrılan kaynakların bedelini halk öder' ifadelerini kullandı.

Buca'da 30 Ağustos coşkusu doruğa çıktı
Buca'da 30 Ağustos coşkusu doruğa çıktı
İçeriği Görüntüle

'Eşitsizliğe itiraz ediyoruz'

Av. Şimşek, savaşın getirdiği eşitsizliğe dikkati çekerek 'Bu nedenle 1 Eylül'de yalnızca dünyadaki savaşlara değil, savaşın toplumsal zeminini oluşturan eşitsizliklere, sömürüye, yoksulluğa ve baskıya da itiraz ediyoruz. Barış, adalet olmadan kalıcı değildir. Özgürlük olmadan barış eksiktir. Eşitlik olmadan kardeşlik mümkün değildir. Sömürü devam ederken gerçek barış kurulamaz. İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri olarak; dünyanın neresinde olursa olsun haksız savaşlara, işgale, militarizme ve halkların birbirine düşman edilmesine karşı çıkıyoruz. Filistin halkının özgürlük ve kendi kaderini tayin hakkını, Ukrayna'da savaşın sona ermesini, Sudan'da akan kanın durmasını, dünyanın bütün çatışma bölgelerinde halkların barış içinde yaşamasını savunuyoruz' dedi.

Whatsapp Image 2026 09 01 At 20.00.28 (1)

Çocuklar için 'özgür dünya' talep edldi

İzmir Barosu'ndan Av. Gamze Şimşek, Türkiye'deki demokratik, eşitlik ve kalıcı barış için emekçilerin de ortak mücadele var olması gerektiğine işaret ederek 'Türkiye'de ise demokratik, eşitlikçi ve kalıcı bir barışın kurulması için bütün halkların ve emekçilerin ortak mücadelesini büyütmeye çağırıyoruz. Haksız savaşın kazananı olmaz; ancak halklar kaybeder. Biz, halkların birbirine düşman edilmediği; sınırların ölüm ve yıkım değil, kardeşlik ve dayanışma anlamına geldiği; çocukların bombalar altında değil, özgür ve güvenli bir dünyada büyüdüğü bir gelecek istiyoruz. Bu geleceğin kendiliğinden kurulmayacağını da çok iyi biliyoruz. Barış için mücadele etmek, savaşı üreten düzene karşı mücadele etmektir. Eşitlik için mücadele etmek, sömürüye karşı mücadele etmektir. Özgürlük için mücadele etmek, baskıya ve otoriterliğe karşı mücadele etmektir' şeklinde dile getirdi.

Denize kırmızı karanfil

İzmir Körfezi'ne doğru yürüyen göstericiler, ellerindeki kırmızı karanfilleri 'Dünya Barışı' adına denize attı.

Kaynak: RSS