Ahbap Derneği soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve hakkında tutuklama talep edilen isimlerden Oğuzhan Uğur'un savcılık ifadesi ortaya çıktı. Uğur, dernekle ya da Haluk Levent ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, şahsi veya şirket hesaplarına bağış amacıyla herhangi bir para girişi olmadığını söyledi.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 10 kişinin savcılık ifadeleri tamamlanırken, Oğuzhan Uğur'un da aralarında bulunduğu 9 kişi hakkında tutuklama talep edildi. Bir kişi ise adli kontrol talebiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi. Uğur'a yöneltilen suçlamaların 'Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma' ile 'Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama' olduğu belirtildi.
İfadesinde Haluk Levent ile tanışma sürecini anlatan Uğur, ilk kez 2018 yılında 'PİNÇ' programı aracılığıyla bir araya geldiklerini, daha sonra 2021 yılında sosyal medya yasasına ilişkin programa davet ettiğini söyledi. 6 Şubat depremlerinin ardından Haluk Levent'in yönlendirmesiyle Hatay'a gittiklerini ve bölgede yardım faaliyetlerini görüntülediklerini aktardı.
İstanbul'a döndükten sonra Babala TV'de deprem yayınları yaptıklarını belirten Uğur, yayınlarda hem Ahbap Derneği'nin hem de AFAD'ın bağış hesap bilgilerini paylaştıklarını ifade etti. Yurt dışından bağış yapmak isteyen kişileri ise olası riskleri göz önünde bulundurarak özellikle AFAD'a yönlendirdiklerini söyledi.
Uğur, yalnızca Ahbap'a bağış çağrısı yaptıkları yönündeki iddiaları reddederek, hiçbir zaman kendi şirketleri veya şahsi hesapları üzerinden bağış toplamadıklarını ve bunun yasal olmadığını bildiklerini kaydetti.
İfadesinde Haluk Levent ile yaşadığı görüşmelere de değinen Uğur, gazeteci bir arkadaşının kendisini arayarak Haluk Levent'in, kendisinin onu 'muhalif gibi gösterdiği' yönünde konuşmalar yaptığını söylediğini aktardı. Uğur, bunun üzerine Haluk Levent'e mesaj gönderdiğini, daha sonra yaptıkları telefon görüşmelerinde aralarında bu konunun konuşulduğunu ifade etti.
Başka bir gazetecinin de Haluk Levent hakkında bazı şüphelerini dile getirerek belge aradığını söylediğini belirten Uğur, o dönemde Haluk Levent'in kamuoyunda yardımsever ve 'kahraman' olarak görüldüğünü, somut bir belge olmadan herhangi bir değerlendirme yapmanın mümkün olmadığını ifade etti.
Hatay'da Ahbap'ın sahada yardım faaliyetleri yürüttüğünü bizzat gördüğünü söyleyen Uğur, kişi ile kurumu birbirinden ayırdığını belirtti. Haluk Levent ile yakın çalışma içinde bulunmadığını vurgulayan Uğur, derneğin mali işlemleri hakkında bilgi sahibi olmadığını, bağışların amacı dışında kullanıldığına ilişkin herhangi bir gözlemi veya şüphesi bulunmadığını ifade etti.
İfadesinin sonunda Ahbap Derneği ya da Haluk Levent ile ticari ortaklık veya iş birliği içinde olmadığını yineleyen Uğur, şirket veya şahsi hesaplarına herhangi bir para aktarılmadığını, deprem döneminin hassasiyeti nedeniyle böyle bir durumun akıllarından dahi geçmediğini söyledi.