Ege Saati/Turgay Kılıç— İzmir Barosu ve Yargıçlar Sendikası tarafından 27 Mart'ta düzenlenen İstinaf Çalıştayının Sonuç Raporu'nun detayları, Baro Han'da Av. Nevzat Erdemir Konferans Salonu'ndaki bir basın toplantısıyla paylaşıldı. İzmir Barosu Başkanı Av. Sefa Yılmaz, bu raporun ilk defa İzmir'de hazırlandığına vurgu yaptı. Ayrıca 2016 yılında aktif olarak yargı hayatına giren ve 2025 yılıyla aktifleşen istinaf mahkemelerinin işleyişi ve güncel sorunları kapsamında 10. yıla ithafen Bölge Adliye Mahkemesi'nin de katkılarıyla 'Adli Yargı'da İstinaf Çalıştayı' yapıldı. Bu çalıştayda çıkan rapor, 10 yılda hukuk, ceza ve istinafta avukatların karşısına çıkan sorunlar ele alındı. Hakim Beyhan Güler, bu raporu değerlendirdi, detayları paylaştı. Çalıştayda yapılan tartışmalar, süreçlerin masaya yatırılmasıyla son halini aldı.

'Ciddi ve önemli ilk adım'

Hakim Beyhan Güler, bu çalıştayda aktif olarak yer alarak, raporun detaylarını anlattı. Güler, 'Anayasal erkin her gün ülke gündeminde olduğu bir dönemden geçiyoruz. Bu çalışma 2016 yılında hukuk yaşamımıza giren istinaf mahkemeleri bakımından yapılmış bir çalışmadır. Ancak son derece ciddi ve önemli yanı şu, empati yaparak yargının unsurlarının bir araya geldiği dayanışmayı hedef alarak, hep birlikte sorunları tespit edip çözüm önerilerini sunacağımızı görmüş olduk. Bu ciddi ve önemli ilk adımdır' dedi.

Toplumda adlileşme süreci

Hakim Güler, bu raporun detayları arasında 'toplumda adlileşme'ye dikkati çekti. Yargıdaki gecikmenin toplumda adlileşmeyi arttırdığına değinen Güler, 'Yargı hukuk eliyle toplumun adalet ihtiyacını karşılamak içi oluşturulmuş bir mekanizma. Yargıdaki gecikme ve hukuka uygun nitelikli karar ve zorluklar iki ana başlıkta ele alındı. Toplumumuz hızla adlileşmekte, yargıdaki gecikmenin en dönemli meselelerden biri de tolumdaki bu adlileşme hızının olduğunu açıkça belirtebiliriz. Hukukun ve yargının sebep olmadığı farklı sebepler var, bunları gözetmek gerekiyor, yöneticilerin derin yoksulluk, işsizlik gibi sorunlara bağlı, bu problemleri de gözeterek çözüm üretmesi gerekiyor' ifadelerini ekledi.

Whatsapp Image 2026 07 14 At 15.06.38 (1)

Konaklıların eski giysileri geri dönüşüme gidiyor
Konaklıların eski giysileri geri dönüşüme gidiyor
İçeriği Görüntüle

'Devasa adliyeler sorunu çözmez'

Türkiye'de son zamanlarda 'Adalet Saray'ları inşa ediliyor ve mahkeme sayıları da giderek artırılıyor. Hakim Beyhan Güler ise bu sürece dikkati çekerek 'Yargının tek başına işleyiş içinde olması ve yapısal durumun da bu sorunları çözemeyeceği, mahkeme sayılarının giderek artırılması veya devasa adliyelerin inşa edilmesi de yine tek başına bunları çözemeyeceğini maalesef deneyimlerimizle görmüş olduk' şeklinde konuştu.

'Yargı endüstriyel bir alan değil'

Hakim Güler, 'Yargının endüstriyel bir alan olmadığını her zaman aklımızda tutarak, sorunları tespit etmemiz gerekiyor. Performans, hız veya hedef gibi sözcükler, yargının içinde yer alan kavramlar değil; bizim yargıdan beklediğimiz makul sürelerdir. Adil yargılanma hakkını tüm boyutlarıyla gerçekleştiği, bunun denetiminin de yargının tüm unsurlarıyla sağlanabildiği bir süreç söz konusudur. Bunların gözetilmesi gerekiyor. Tüm bu genel meselenin ışığı altında, istinaf mahkemesi ışığınca yaptığımız 4 ana başlık altında sonuç ve politika önerilerini derleyip toparladık' dedi.

Raporda dört ana unsur öne çıktı

Hakim Güler, dört ana başlıkta ortaya çıktığı rapora dikkati çekerek, 'Yasal çerçevenin güçlendirilmesi, kurumsal alt yapının güçlendirilmesi ve bölge adliye mahkemelerinin kuruluşunun yeniden ele alınması, uygulama birliğinin sağlanması, eğitim ve insa kaynakları başlıkları altında toplanabilmektedir. Bölge adliye mahkemeleri için vardığımız sonuç şuydu. Tıpkı yargıtay işleyişi ve özellikle de iş akışının düzenlenmesini sağlayacak daha kapsayıcı bir mevzuata ihtiyaç var. Ayrıca adli kolluğa ihtiyaç duyulduğu gibi teknik uzmanlık gerektiren adli bilirkişi kurulunun da hayata geçilmesi gerekiyor' şeklinde dile getirdi.

100 yıllık tartışma

İzmir Barosu Başkanı Av. Sefa Yılmaz, raporun detaylarının ardından açıklama yaparak, İstinaf Mahkemelerinin gerekli olduğuna dikkati çekti. Sefa Yılmaz, raporun Hakim Savcı Kurulu'na (HSK), Adalet Bakanlığına, Türkiye Barolar Birliği'ne, il barolarına, bölge adliye mahkemesi komisyon başkanlığına gönderileceğini belirtti. Yılmaz, 'Buradaki tespitler gerçekten başlangıcı olan Osmanlı'ya dayanan ve Cumhuriyet'in ilk dönemlerinde değinen ama bir türlü hayata geçirilemeyen istinaf mahkemelerinin aslında bir zorunluluk olduğu, bu zorunlulukları da aşmanın birçok zorluklarının olduğu tespitleri var. 100 yılı aşkın zamandır tartışılıyor. Bu tartışmanın en bilimsel olanı ise bizim ortaya koymaya çalıştığımız raporda yer alıyor. 10 yıllık serüvenin olumlu ve olumsuz yanları, eksikleri ve çözüm önerilerine yönelik kurumların bakış açıları çok önemli' dedi.

Kaynak: RSS