SİYASET

İmamoğlu'ndan İran saldırısına tepki!

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırısını kınayarak 'Ortadoğu'nun yeni savaşlara tahammülü kalmamıştır' dedi ve Türkiye'nin çatışmanın tarafı olmaması gerektiğini vurguladı.

ABD ve İsrail, dün sabah saatlerinde İran'a yönelik saldırı başlattı. İran da saldırılara karşılık vererek ABD'nin bölgedeki birçok üssünü hedef aldı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın 'Ali Hamaney öldü' iddiası, İran devlet televizyonu tarafından doğrulandı. Hamaney'in ölümünün ardından İran'da 40 gün yas ilan edildi.

İran Genelkurmay Başkanı Abdurrahim Musevi ile Savunma Bakanı Aziz Nasırzade'nin de hayatını kaybettiği bildirildi.

İmamoğlu'ndan Türkiye'ye 'Tarafsızlık' Vurgusu

Bölgedeki gelişmeler Türkiye'de de yakından takip edilirken, ABD-İsrail ortak saldırısına ilişkin bir açıklama da tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'ndan geldi.

İmamoğlu, 'Türkiye, tarihsel ve coğrafi sorumluluğu gereği asla bu çatışmanın tarafı olmamalıdır' çağrısı yaptı.

Ekrem İmamoğlu'nun mesajı şu şekilde:

'ABD ve İsrail'in İran'a yönelik tek taraflı ve geniş çaplı askeri operasyon başlatması, diplomatik çözüm ihtimali hâlâ masadayken bölgemizi yeni ve tehlikeli bir çatışma sarmalına sürüklemiştir. Bu askeri saldırıları ve bunlara karşı İran'ın bölgedeki diğer ülkelere de zarar veren missilemelerini kınıyorum.

Ülkelerin rejimleri dış müdahalelerle değiştirilemez. Rejimler ülkelerin halklarının iradesiyle değişir. İran halkı İran devletinin baskılarına karşı, barışçıl yöntemlerle mücadele vermektedir. Rejim değişikliği söylemleri eşliğinde yürütülen askeri müdahaleler uluslararası hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmaz. İran halkının geleceğine yalnızca İran halkı karar verebilir. Ortadoğu'nun yeni savaşlara tahammülü kalmamıştır. Barış, adalet ve refah üreten, kendi geleceğini bölgenin istikrarında arayan, sağduyulu liderliklere ihtiyaç vardır. Tüm tarafları derhal itidale, ateşkese ve diplomasiye dönmeye çağırıyorum.

Türkiye, tarihsel ve coğrafi sorumluluğu gereği asla bu çatışmanın tarafı olmamalıdır. Aksine barış ve istikrarın tesis edilmesi için aktif rol oynamalıdır. Ulusal çıkarlarımız ABD'yle kurulan kişisel ilişkilerle değil, bölgesel istikrar hedefiyle yürütülen akılcı diplomasi ile korunur.'