Türkiye'nin yetiştirdiği önemli tarihçilerden biri olan İlber Ortaylı, 6 gündür yoğun bakımda sürdürdüğü yaşam mücadelesini kaybederek 13 Mart'ta 79 yaşında hayatını kaybetti. Diyabet ve böbrek yetmezliği ile mücadele eden usta tarihçinin vefatı tüm Türkiye'yi yasa boğarken vasiyeti yeniden gündeme geldi.
Pazartesi günü İstanbul'da düzenlenecek törenle son yolculuğuna uğurlanacak olan Ortaylı'nın vefatı, geçmişte verdiği bir röportajdaki vasiyetini yeniden hatırlattı.
İLBER ORTAYLI'NIN VASİYETİ ORTAYA ÇIKTI
Bir röportajda mezar yeriyle ilgili sorulara içtenlikle yanıt veren Ortaylı, 'Herhalde Gelibolu olur. Burada istemiyorum. Kalabalık sevmiyorum' ifadeleriyle, ebedi huzuru Gelibolu ve Çanakkale'nin tarihi topraklarında aradığını dile getirmişti.
Sadece bir tarihçi değil, aynı zamanda gençliğin rehberi olan Ortaylı, 26 Temmuz 2020'de Zeynep Bilgehan'a verdiği mülakatta da gençlere önemli uyarılarda bulunmuştu. Gençliğin yüksek kapasitesinin ve enerjisinin hızla değerlendirilmesi gerektiğini savunan Ortaylı, vasiyet niteliğindeki açıklamasında 'Tuğlayı ve temeli sağlam atacaksın, gençken aldıklarını iyi öğreniyorsun, sonrakiler uçup gidiyor' demişti.
Hayata karşı ümitsizliğe kapılmayı bir 'nankörlük' olarak nitelendiren usta isim, 'Dünyaya gelmek milyarda bir şanstır. Gelmişsin bir kere dünyanın tadına bak, bitecek zaten' sözleriyle yaşama sevincinin önemini vurgulamıştı.
Bilgi dolu ömrünü ardında dev bir kütüphane ve rehber niteliğinde öğütler bırakarak tamamlayan Ortaylı'nın eksikliği, akademi ve kültür dünyasında uzun yıllar hissedilecek.
'Zamanınızı çok iyi kullanın'
Ortaylı, gençlere yönelik öğütlerinde şu ifadeleri kullanmıştı:
'Zamanlarını çok iyi kullanmalarını öneririm çünkü genç insanın kapasitesi çok yüksek. Enerjisi çok, hafıza çabuk emiyor ve çok iş yapıyor. Ben bu halimi bir saatte kaldırıp koşana kadar, genç insan eğer enerjisi ve niyeti varsa bütün işi bitirir; flört de edebilir, spor da yapabilir, hepsini yapabilir. 24 saat onun için çok değerli ve uzundur ama niyeti yoksa bir köşeye göçüp oturursa şimdikiler gibi bir devre yazık olur. Sağlığınız gençlikte çok yardımcıdır, bizimki gibi değildir. Gençken aldıklarınızı iyi öğrenebiliyorsun, sonrakiler uçup gidiyor. Tuğlayı ve temeli sağlam atacaksın.'
'Ümitsizliğe kapılacak bir şey yok. Dünyaya geldin bir kere. Ne kadar yaşayacaksın belli değil. Buraya gelmek bir şans, milyarda bir şans, piyango kutusuyla bile izah edilemez: Kimle kimin hücresinden geleceksin, sağlıklı mı olacak, ölü mü geleceksin, nasıl geldiğin bile önemli. Bir yere kadar gelen insanın ümitsizliğe kapılıp hayata küsmesini tabiata ve seni yaratan kişilere karşı bir nankörlük olarak görüyorum. Gelmişin bir kere dünyanın tadına bak, bitecek zaten!'
İLBER ORTAYLI KİMDİR?
1947 yılında Avusturya'nın Bregenz kentinde dünyaya gelen İlber Ortaylı, ilk ve ortaöğrenimini İstanbul ve Ankara'da tamamladı. 1965 yılında Ankara Atatürk Lisesi'nden mezun olduktan sonra, 1968 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ile Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'nin Tarih bölümünü bitirdi.
Viyana Üniversitesi'nde Slavistik ve Orientalistik eğitimi alan Ortaylı, yüksek lisans çalışmasını Chicago Üniversitesi'nde Prof. Dr. Halil İnalcık ile gerçekleştirdi. 1978 yılında 'Tanzimat Sonrası Mahalli İdareler' adlı teziyle doktorasını tamamlayan Ortaylı, 1979 yılında doçent, 1989 yılında ise profesör unvanını aldı.
Akademik çalışmaları kapsamında Oxford Üniversitesi, Princeton Üniversitesi, Cambridge Üniversitesi, Paris Üniversitesi ve Moskova Üniversitesi gibi birçok uluslararası üniversitede misafir öğretim üyesi olarak görev yaptı.
-
ve 19. yüzyıl Osmanlı tarihi ile Rusya tarihi üzerine uzmanlaşan Ortaylı'nın makaleleri yerli ve yabancı bilimsel dergilerde yayımlandı. 1989-2002 yılları arasında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde İdare Tarihi Bilim Dalı Başkanlığı görevini yürüttü. Ardından Galatasaray Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesi'nde dersler verdi.
2005 yılında Topkapı Sarayı Müzesi Müdürlüğü görevine getirilen Ortaylı, bu görevinin yanı sıra akademik çalışmalarını sürdürdü.
Türkçe, Osmanlıca, Almanca, Fransızca, Rusça ve Latince dahil olmak üzere 15'ten fazla dili akademik düzeyde bilen Ortaylı, uluslararası birçok bilimsel kuruluşta görev aldı ve ardında tarih literatürüne geçmiş çok sayıda eser bıraktı.





