BASMANE ÇUKURU TARTIŞMASINA KÜLTÜRPARK PLATFORMU VE ŞEHİR PLANCILARI ODASI DA DAHİL OLDU
'Kötü niyet protokolü'
Kültürpark Platformu, Büyükşehir'in Basmane Çukuruna yönelik TMSF ile yaptığı niyet protokolünü 'Kötü niyet' protokolü olarak nitelendirirken, Şehir Plancıları da'Pazarlık konusu edilemez' dedi
Eski Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun 'çırak çıkma protokolü' olarak değerlendirdiği İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Basmane Çukuru protokolü üzerinden başlayan tartışma, Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve Kocaoğlu'nun 'fes giydirme' polemiği ile alevlendi. Protokolü 'kötü niyet' protokolü olarak nitelendiren Kültürpark Platformu da tartışmaya dahil olurken,TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi de protokole sert tepki gösterdi. Oda'dan yapılan açıklamada 'Basmane Çukuru pazarlık konusu edilemez!' denildi.
İzmir'de yarım asrı aşkın süredir kent gündemini meşgul eden ve adete düğüm halen gelen Basmane Çukuru'nda son günlerde yaşanan gelişmeler tartışmaları da beraberinde getirdi. Gündeme gelen protokolle beraber alana inşaat yapmanın önü açılıyor.
Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın 104 bin metrekare inşaat hakkına sahip olan dev arazideki yüzde 30'luk belediye payının kullanımına yönelik yaptığı yeni anlaşmanın ayrıntıları da geçtiğimiz günlerde netleşmişti. Buna göre İzmir Büyükşehir Belediyesi arazide sergi, müze dışında bir şey yapamayacak.
'Yargı sonucu beklenmeli'
Protokolle ilgili olarak Kültürpark Platformu üyesi Cengiz Kaygısız açıklamalarda bulundu. Kaygısız, platform olarak protokole karşı olduklarını belirtti, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin alan ile ilgili yürüttüğü yargı sürecine dikkat çekti. Kaygısız 'Tamamen karşıyız. Yanlış bir adım diye değerlendiriyoruz. Niyet protokolü diyorlar ama bize 'kötü niyet' protokolü olarak geliyor. Kamu alanının sermayeye teslim edilmesi olarak yorumluyoruz. Yargı süreci devam ediyor. Yargı sonucunun beklenmesi gerekir. Yargının sonucu belediye ve kamudan yana tamamlanmasını umduğumuz bu süreçte protokol ile yargı etkisizleştiriliyor. Açılmış olan davalar iptal ediliyor, mutabakatlar bir kenara konuluyor. En önemli konulardan biri de buraya imar verme konusu sözleşmeye bağlanıyor, 'and içerim ki vereceğim' tarzında bir duruma dönüyor' dedi.
30 yılın sonunda yargı sürecinin sonuna geldiğinin altını çizen Kaygısız, 'Yangından mal kaçırır gibi davranıyorlar. Orası 30 senedir bu halde. Eski Başkan Burhan Özfatura içinden çıkılamayacak şekilde bıraktı. Şurası çok net; belediyenin muhatabı TMSF değil burada. Niye kendisine muhatap olarak TMSF'yi alıyor biz bunu anlamıyoruz. Belediyenin muhatabı Güçbirliği Holding'dir. Burada alacağı veya borcu varsa ve yanlış adımlar konusunda kim ödeme yapacaksa öder. Davalar bunun sonucunu söyler. Belediye işin içine TMSF'yi sokunca iş çıkılmaz oluyor' dedi.Kaygısız, son olarak şunları söyledi:
'Burası için verilen mücadeleler, kazanılan davalar çöpe atılıyor. Burası İzmirlinindir ve belediyenin mülkiyetindedir. Kentin yeşil alan ihtiyacını azıcık da olsa karşılayan Kültürpark'ın bir parçasıdır, ayrılmaması lazım. Yeşil alanın kazandırılması lazım. Buraya trafiği getirmek, yoğun enerji ve su tüketim alanı yapmanın hiçbir anlamı yoktur. Buranın kendisine özgü bir ekolojisi vardır, bunu bozmamak gerekir.''
ŞPO'dan sert tepki
TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi de kamuoyunda 'Basmane Çukuru' olarak bilinen alanla ilgili İzmir Büyükşehir Belediyesi ile TMSF arasında yapılması planlanan niyet protokolüne sert tepki gösterdi. Oda, protokolün kamuya ait bir alanın pazarlık konusu edilmesi anlamına geldiğini savundu.
Oda tarafından yapılan açıklamada, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi tarafları arasında niyet protokolü yapılmasına yönelik önergenin belediye meclisinde oybirliğiyle kabul edildiği hatırlatıldı. Açıklamada, mülkiyeti ve hukuki statüsü uzun süredir tartışmalı olan alanın geleceğini doğrudan etkileyen bu kararın, kamu yararı açısından ciddi riskler taşıdığı ifade edildi.
Şehir Plancıları Odası, Basmane arazisine ilişkin sözleşmenin geriye dönük feshi için açılmış davalar devam ederken ve alanın tamamının yeniden belediye mülkiyetine geçmesi olasılığı gündemdeyken, TMSF ile protokol yapılmasının 'kamuya ait olandan feragat' anlamına geldiğini savundu. Açıklamada, 'Bu protokol ile Basmane arazisi açıkça pazarlık konusu edilmektedir' denildi.Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
'TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi olarak 15 Ocak 2026 tarihinde yaptığımız basın açıklamasında da belirttiğimiz üzere kamu mülkleri satılık değildir, pazarlık konusu edilemez, sermayeye devredilemez!
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı ve Belediye Meclisi'ni bir kez daha kamu mülklerini satışa konu eden, kamuya ait olandan feragat eden bu tutumunu değiştirmeye davet ediyoruz.
İzmir halkını 'çukur'dan kurtaracak olan tek yöntem kuşkusuz ki alanın yeniden bedelsiz olarak kamu mülkiyetine geçmesi ve kamu hizmetleri için kullanılmasıdır. Kentin yoğun yapılaşmış dokusu içinde bu büyüklükte ve konumda başka bir kamusal alan bulunmamaktadır. Bu nedenle alanın kentliye doğrudan hizmet eden kamusal işlevlerle değerlendirilmesi zorunludur! Aksi yönde atılacak her adım, İzmir'in kamusal varlıklarını geri dönülemez biçimde yitirmesi anlamına gelecektir. Ve bu durum kent merkezinde kamusal alan yoksunluğunu daha da derinleştirecektir.İzmir halkını ve tüm ilgili kurumları; Basmane arazisi başta olmak üzere, kentimizin geleceği olan tüm kamusal alanları birlikte savunmaya davet ediyoruz.Basmane arazisi kamuya, İzmir'e ve İzmirlilere aittir!'' HABER MERKEZİ